Aydınlık yazarının hedefinde Kaftancıoğlu var… Konu siyasi değil

Aydınlık yazarı sanatçı Ekrem Ataer yerel seçimler yaklaşırken sanatçı ve yerel yönetimler ilişkileri üzerine bir köşe yazısı kaleme aldı. “Herkes gelmiş ama etkinlik bir türlü başlayamıyor, öyle çaresizce bekliyoruz. ‘Kimi bekliyoruz?’ Dedim. Meğer CHP İstanbul İl Başkanı Sn. Canan Kaftancıoğlu bekleniyormuş” diyen Ataer, Kaftancıoğlu’nun sanatçıları 45 dakika bekletmesini eleştirdi.

Ataer, sanatçılara da “Bunu yapmayın n’olur” diye seslendi.

İşte Ekrem Ataer’in yazısında Kaftancıoğlu ile ilgili o bölüm:

İki sene kadar önce, ömrünü işçilere adamış Orhan Kemal ile ilgili bir basın açıklaması yapmak üzere “aydın” ve “sanatçı”lar toplanmışlardı. Ece ile beni de davet ettiler. Biz de gittik, herkes gelmiş ama etkinlik bir türlü başlayamıyor, öyle çaresizce bekliyoruz. Kimi bekliyoruz? Dedim. Meğerse CHP İstanbul İl Başkanı Sn. Canan Kaftancıoğlu bekleniyormuş. “Yahu 45 dakika oldu beklemeyelim, biz başlayalım, geldiğinde katılır, belli ki kadının bir aciliyeti olmuştur” dediğimde bütün ahâli yüzüme şaşkınlık ve kızgınlıkla baktı. Hemen kendimi toparladım ve halkın kutsallarına karşı gıyapta saygı kusuruna düşmemem gerektiğini anladım! Yoksa sonu fena gelecek. Çaresiz bekliyoruz… Neyse sonunda siyah bir VIP minibüs ufukta göründü. Bir hareketlenme koptu ki, ahâlinin bir kısmı sevinçle yollara çıkıp arabanın çevresini sardılar. Yeşilçam filmlerinde köye gelen kaymakam karşılama töreninin içinde gibiyiz, bir tek kurban eksik. Neyse hanımefendi kurmayları ile tören yerine geldi ve tabii ki geç kaldığından dolayı üzgün ve kibarca özrünü diledi.

Ece ile gruptan hayli uzak bir noktaya konuşlandık ve olana, bitene hayretle bakıyoruz. Kırılanlar, dökülenler, “gör beni de gör” diyenler, şirinlik muskası ifadelerle yükselen “başkanııııım!” nidâları havada uçuşuyor. Fotoğraf karesine girmek için atılan dirsekler tam bir ibret tablosu. Bir tarafta bu gördüklerimiz, diğer tarafta Orhan Kemal’in işçilerin dünyasındaki tertemiz satırları. Bu ne delirtici bir çelişkidir! Eyleme kalmadık ve alandan ayrıldık.

Bunu yapmayın n’olur, sanatın ve sanatçının öncü kanadını zedelemeyin, sanat cübbesini giydiyseniz düğmesini iliklemeyin.

Maalesef kültür ve sanatın devlet erki ile merkezde ve yerelde ilişkisi çoğunluk bu seviyede. Cuma Selamlığı’nda ulufe dağıtan Sultan ve kulları ilişkisi aslında çok da değişmemiş, kimse milleti aldatmasın.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x